Dünya Hayvanları Koruma Günü Mü ?

BASINA VE KAMUOYUNA
“4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü”nde yeryüzünde ve ülkemizde tüm türden hayvanlar öldürülüyor, köle gibi satılıyor, hapsediliyor, işkence görüyor.
Bir çok tür insan tarafından yok edildi, birçok tür de yok olmak üzere.
Bir yandan hayvanların özgürlüğü ve canı üzerinden rant elde etmek için zalimlik ve vahşetlere imza atan insan bir yandan da doyumsuzca yaşam alanlarını ve kaynaklarını yok ediyor.
Dünyada yaşamın devamı için tüm türlerin korunmasının hem inanç, hem bilimsel bakışla zorunlu olduğu vurgulanmış ve kanıtlanmışken insan kendisi dahil tüm türlerin yok oluşunun zeminini giderek daha hızla hazırlıyor.
İnsanın tüm türlere karşı zalimliği kendi yavrusunu bile düşünemeyecek boyuta gelmiştir. İnsan aç gözlülüğü nedeniyle bir kuşak sonrasının bile havası, suyu, toprağı, yaşam kaynakları zehirlenmektedir.
Bilim insanlarının, yaşam hakları savunucularının çığlıklarına rağmen yok oluşu hızla hazırlayan insan ve Dünya ülkeleri yöneticilerinin yılda bir günü “hayvanları koruma günü” ilan etmeleri ve kutlamalar yapmaları iki yüzlülük, samimiyetsizlik, yaşama düşmanlıktır.
Yaşam hakları savunucuları ömürlerinin her anını yeryüzünde yaşamın devamı için eğitim ve duyarlılık çalışmasına ayırırken, 4 Ekim de diğer “özel” günler gibi “para kazanma” gününe dönüşmüştür.
Ülkemizde “hayvanlar nasıl esir tutulur, nasıl öldürülür, nasıl satılır, üzerlerinden nasıl para kazanılır” kanunu son yapılan değişiklikler ile daha da “korumama” kanunu haline gelmiş, yazılmakta olan uygulama yönetmeliği ile de üzerine siyah bayrak dikilmiştir.
Hayvanlara zulmeden, öldüren hiç bir kurum ve kişiye ceza öngörmeyen, yaşam haklarını hiçe sayan, sosyal medyada hayvan katliamı çağrısı yapanlara gizli destek veren yasa yapıcılar siyasiler tarih, adalet ve insanlık önünde bir gün elbette hesap verecektir.
Av ve av turizmi utancı, deney, hayvanat bahçeleri, yunus parkları utancı, çiftlik hayvanlarına zulüm utancı, üretim, satış ve terk edilmelerine izin verilen sahipsiz sokak canlarına yapılan zulmün utancı ile bizleri yaşamak zorunda bırakanlar elbette bu vicdansızca davranışlarının nedenlerini bir gün başta kendi çocukları, torunları ve insanlığa açıklamak zorunda kalacaklardır.
Bizler; yaban, endüstriyel hayvancılık, kırsal ve kent hayvanlarının yaşam haklarının koruyucuları ömrümüzce mücadelemize devam edeceğiz.
Mücadelemizin yeryüzünde yaşamın devamı mücadelesi olduğunun bilincindeyiz.
Birlik içinde, kollektif akıl ve dayanışma  ile tüm hayvanların hak ve özgürlüklerini sağlayan ve uygulanan bir yasa hedefine varana kadar savunucular bayrağını elden ele taşıyarak mücadelemize devam edeceğiz.
Verdikleri sözlerin arkasında durmayan, yeryüzünde yaşamın devamı için olmazsa olmaz hayvanları sırtından vuran;
HAYVAN HAKLARINI YOK SAYAN SİYASİLERE OY VERMEYECEĞİZ !

Dayanışma Hayvan Hakları Federasyonu