DEKLARASYON

DEKLARASYON

HAYVANLAR VE HAYVAN HAKLARI SAVUNUCULARI ÜZERİNDEKİ BASKI, ZULÜM VE
SÖMÜRÜNÜN SORUMLUSU SİYASİLER VE İLGİLİ DEVLET KURULUŞLARIDIR.

TBMM’DE basında, çalıştaylarda, duyarlılık çalışmalarında defalarca
tüm ayrıntılarıyla anlattığımız tür ayırmadan kent hayvanlarından,
yaban hayata kadar sorunlar ve Türkiye gerçeklerine rağmen doğa ve
hayvan katliamı giderek artmaktadır.
Doğa ve hayvan katliamının insan hayatına da yıkıcı etkileri ve ağır
maliyeti çok iyi bilinmesine rağmen kimi siyasilerin ve basının
bilgisizce ve sorumsuzca beyan ve yayınları da hayvanlar ve doğa,
hayvan hakları savunucuları üzerinde baskı, zulüm ve sömürünün daha da
artmasını getirmektedir.
Saldırı, zulüm ve sömürü tüm tür hayvanlar için söz konusu iken
bizlerle yaşayan kent hayvanlarına ayrı bir parantez açmak gerekir.

On bin yıldır bizlerle yaşayan ve artık kimi davranışları genetik
olarak insana benzeyen can dostlarımız üzerindeki ağır şiddet ve
sömürü çarkını kırmak için, onları mal gibi üretilip, satılmaktan ve
sokağa terk edilmekten kurtarmak için “üretimi ve satışı yasaklayın,
sahipli hayvana kısırlaştırma zorunluluğu, terk etmeye, başıboş
bırakmaya ağır cezalar getirin, nüfusuna bakılmaksızın tüm
belediyelere küçük tedavi ve kısırlaştırma ocakları kurulması ve
cerrahi bilen veteriner hekim alınması zorunluluğu getirin başka türlü
sokak hayvanları popülasyonu kontrol altına alınamaz” diye
haykırmamıza rağmen hiçbiri siyasilerce kabul edilmedi, hatta
önerilerimizin engellenmesi için her oyun düzenlendi.

Biz üretimi, satışı, ithalatı, kaçakçılığı engelleyin ağır cezalar
getirin dediğimizde ” e cins hayvan beslemek isteyenler ne olacak,
onların arzularına ve serbest  ticarete karşı yasa olmaz” diyen
çoğunluğa mensup milletvekilleri; “size; üretilip satılan o cins
hayvanlardan her ay on bin tanesi sokağa terk ediliyor sokaklarda
doğuyor yıllık popülasyonu bir hesaplarmısınız” . ” Üstelik
terkedilmiş o canlara da hayvan hakları savunucuları sıfır
olanaklarıyla yardım etmeye çalışıyor” ne dersiniz diye sorduk, bir kez
daha soruyoruz. Uyduruk, sömürüyü devam ettiren yasa değişikliğiniz
bir işe yaradı mı, yoksa sorunlar daha arttı da; şimdi yaşanan her acı
olay sonrası suçu sokak
hayvanlarına, hayvan hakları savunucularına  yüklemek için mi şikayet
ediyor, katliam beyanları veriyorsunuz?
O beyanlar üzerine bir de anlattığımız gerçekleri görmezden gelen
cahil, hayvan düşmanı trollerinizi meydana salıyorsunuz. Kin ve nefret
aşılıyorsunuz!

Terkedilmiş cana su ve yemek veren vicdanlı insana saldıran, teşvik
ettiğiniz vicdansız insanlar kendileri aç, susuz kalsalar (ki
kalacaklar) hangi vahşetleri gerçekleştirirlerdi, örneğin hiç bir
sokak canının yapmadığı şeyi yapar insan avlar ve yerlermiydi?
İnsanlar yüzünden hızla çöken ekosistem ve yaşam kaynaklarının hızla
yok olması insanlığı “ınsanın insanı avlayıp yediği topluma doğru” mu
götürüyor? Bunun sorumluları da siz olacaksınız. Gelecek nesilleri
asla düşünmeyen siz!

Bizler yaşam hakları savunucuları yeryüzünde hayatın devamı için
mücadele eden insanlarız. Yaşamın devamı için çabalarken bir de
devletin kurumlarının üstlenmesi gereken koruma, kurtarma, besleme,
tedavi, barındırma, eğitim, duyarlılık çalışmaları için kendi
hayatımızdan fedakarlık edip küçük kişisel gelirlerimizle çabalarken;
ayrı ve çok özel ve bitmesi istenmeyen bir sömürü ile karşı
karşıyayız. Zaten yetememenin acılarını yaşarken son ekonomik krizle
fiyatları yüzde ikiyüz artan ilaç, yiyecek, sağlık hizmeti, akaryakıt,
nakliye, ulaşım vb. gibi giderlerle hayvan hakları savunucuları
üzerindeki sömürü kat kat arttı. Bu sömürünün bitmesini de, sokak
hayvanları popülasyonunun da kontrol altına alınmasını istemeyenler de
sizlersiniz. Ortada milyarlarca liralık bir sömürü var. Niye
isteyesiniz ki?
Bu sömürünün sorumlusu da, sizlersiniz, görevlerini
yapmayan, insani çözüm önerilerini görmezden gelen tüm resmi kurumlar
ve siyasiler !

Bir sözümüz de sosyal medyayı sık kullanan  hayvanseverlere, hayvan
düşmanı trollere yanıt yazarak, isim ve sayfalarını paylaşarak
reklamlarını yapmayınız. Bırakın kendi çöplüklerinde boğulsunlar.
Şikayet edip sayfalarını kapattırınız, engelleyiniz. Birliğimiz
gücümüz mücadele  inancımız karşısında hiçbir şeyler. Eninde sonunda
yeryüzünde yaşamın devamından yana olanlar kazanacak.
Asli görevi hayvanları korumak olan devlet kurumlarına, belediyelere,
asla maddi yardımda bulunmayın, bulunan kişi ve STK lara destek
olmayın. Festivallere, rant betonlarına milyonlar akıtan belediyelerin
yüzbin lira
harcayıp bir küçük tedavi ve kısırlaştırma ocağı kurmamasının adı
nedir?
Bilgisizce, duygu sömürüsü yaparak sosyal medyadan çağrılar yapan her
kişi ve kuruluşa destek
olmayın. Araştırın, doğruları öğrenin desteklerinizi gerçekten ihtiyaç
olan yerlere aktarın. Doğru çağrılara güç verin.
Sabırlı olun; rutin saldırılar erişemediğimiz yerlerde dün de vardı
bugün de var.

Bizim de her zamanki gibi sesimizi duyuracağımız, gücümüzü
göstereceğimiz gün gelecek.
Siyasilerin seçim kampanyaları başlar başlamaz hep birlikte tüm
gücümüzle bizler de hayvan haklarını yok sayan siyasilere oy yok
kampanyamızı başlatacağız. Bildirilerimizle, afişlerimizle doğru
taleplerimizle gündemde olacağız. Türkiye seçmeninin en az yüzde
onuyuz. Bu günden bir oyun bile hesabını yapmak zorunda olan
siyasilerle görüşecek sandık tercihlerimizi ona göre yapacağız.
Duyurularımız sürecek.

Doğa ve hayvan hakları mücadelesi zor, uzun erimli…
Önce insana nereye gittiğini göstermemiz gerek.
Çok çalışacağız…
KAZANACAĞIZ !

Dayanışma Hayvan Hakları Federasyonu
DOHAS Tekirdağ
Bir El Bin Nefes Derneği Edirne
Doğa ve Hayvanlar İçin Elele Derneği Malatya
Lapseki Çardak Hayvanları Koruma Derneği
Mor Pati Derneği Çanakkale
Göktürk Hayvan Severler Derneği İstanbul
Doğa Ve Hayvanları Koruma Derneği İnegöl
Dersim Hayvanları Koruma Derneği
Düzce Hayvanları Koruma Derneği (Bipativer)
Kahayder  Karabük
Sihayder Silivri
MarmaraFed